FishingAlanya (Web Site owner)
Site Kurucusu
Kıdemli Uzm. üye
Rep: 0
Offline
Mesaj Sayısı: 411
|
 |
« : Eylül 04, 2011, 10:34:40 ÖS » |
|
Sponsor Baglanti
Asit Yağmurları neden oluşur
Kömür ve petrol gibi fosil yakıtlar ile mazot ve benzin gibi petrol türevÂleri yandığında, bol miktarda kükürt dioksit ve bir miktar azot oksitleri içeren dumanlar çıkar. Havaya yükselen bu dumanların zaÂmanla bulutlardaki su damlacıkları ve havaÂdaki su buhanyla birleÅŸmesiyle sülfürik ve nitrik asitler oluÅŸur. Yakıt dumanlarının içinÂde ayrıca bu tepkimeyi hazırlayan ve katalizör lenen bazı kimyasal maddeler vardır (bak. Cataüzör). En sonunda sülfürik ve nitrik asit nıharları ile damlacıkları yoÄŸunlaÅŸarak "asit aÄŸmuru" halinde yeryüzüne iner.
Asit olarak nitelenen kimyasal maddelerin )ir özelliÄŸi de, metallerle birleÅŸtiklerinde yaÂnlarındaki hidrojen atomlarının artı elektrik 'üklü iyonlar halinde açığa çıkmasıdır. Bu ıedenle bir çözeltinin asitlik derecesi, o çözelÂtin bir metre küpündeki hidrojen iyonlarıÂnın yoÄŸunluÄŸuyla ölçülür. "pH" simgesiyle gösterilen bu deÄŸer sıfıra yaklaÅŸtıkça çözeltiÂnin asitliÄŸi artar. Aslında normal bir yaÄŸmur da bir ölçüde asit özelliÄŸi taşır (pH 5-5,6). Asit yaÄŸmurlarında ise pH deÄŸeri bazen sirkenin (asetik asidin) asitliÄŸine yaklaÅŸarak 3'e, hatta daha altına düşer. Asit yaÄŸmurlarıÂnın yeryüzüne inerek topraktaki, akarsu ve göllerdeki sulara karışmasıyla bu suların asitÂliÄŸi artar. Böylece doÄŸadaki denge bozulur ve canlıların yaÅŸamı tehlikeye düşer. AÄŸaçlar saÄŸlığını yitirir, kararır, hatta kuruyarak ölür. Bunun sonucunda aÄŸaçlarda barınan, yaprak ve meyveleriyle beslenen hayvanlar giderek azalır. Topraktaki besleyici maddeler kimyaÂsal deÄŸiÅŸikliÄŸe uÄŸrar. Suların asitliÄŸi arttığı için bu çevre kirliliÄŸinden en çok etkilenen su bitkileri, balıklar ve öbür su hayvanları olur. Bu kadar asitli bir suda hiçbir canlı yaÅŸayamayacağı için, göllere yeÅŸil ya da mavi rengini veren yosunlar da ölünce göllerin suyu bir kristal gibi renksiz ve duru hale gelebilir.
Asit yaÄŸmurundan etkilenen yalnızca doÄŸaÂdaki canlılar deÄŸildir. İçme suları da kirleneÂbilir ve asit zamanla yapıların dış yüzeyindeki taÅŸları ve metalleri yiyerek aşındırabilir. Asit yaÄŸmuruna baÄŸlı çevre kirliliÄŸinin gözÂle görülür etkileri ilk kez Almanya'da, 1970'lerin başında gözlendi. Bugün bütün dünya ülkelerinde kaygı verici boyutlara ulaÂÅŸan bu sorunun en önemli yanı, rüzgârların asitli dumanları yüzlerce kilometre öteye sü-rükleyebilmesidir. Bu yüzden çevre kirliliÄŸi çoÄŸu kez asit yaÄŸmurlarının düştüğü bölgede deÄŸil, rüzgâra açık baÅŸka yerlerde görülür. ÖrneÄŸin İngiltere'nin sanayi merkezlerinden yükselen dumanlar, bu bölgede sürekli olarak kuzeydoÄŸu yönünde esen rüzgârların etkisiyle İskoçya ve İskandinavya'ya sürüklenerek buÂralardaki ormanlara büyük zarar verir. Aynı nedenle, ABD'nin yakıt tüketimi arttıkça yalnız bu ülkede deÄŸil, Avrupa'nın birçok yerinde, Güney Amerika ve Avustralya'da çevre kirliliÄŸinden etkilenen alanlar giderek geniÅŸleyecektir.
Kimyasal tepkimelerin karmaşıklığı nedeÂniyle, asit yaÄŸmurlarının nasıl oluÅŸtuÄŸunu tam olarak açıklamak güçtür. Dumanların nereÂden geldiÄŸini, dolayısıyla kimin sorumlu olduÂÄŸunu kanıtlamak daha da güçtür. Ama çevre kirliliÄŸinin baÅŸlıca kaynağı olan enerji santral-larının ve fabrikaların bacalarından çıkan dumanlar özel filtrelerden geçirilerek tehlikeÂli kimyasal maddelerden temizlenebilir. Ne var ki bu pahalı bir önlemdir ve sanayicilerin çoÄŸu bu dumanların çevre kirliliÄŸinden soÂrumlu olduÄŸu kesinlikle kanıtlanmadıkça bu filtreleri taktırmaya yanaÅŸmam,aktadır. SoruÂnun can alıcı noktası ise, bu tartışmalar sürüp giderken ormanların, geniÅŸ tarım alanlarının ve doÄŸadaki canlıların giderek daha büyük zarara uÄŸramasıdır. Kısa zamanda gerekli önlemler alınmazsa, asit yaÄŸmurlarının doÄŸaÂdaki yıkıcı etkileri bu yüzyılın sonunda belki 10 kat artacaktır.
|